Eritrosit Membran Bozukluklarının Ftır Spektroskopisi İle Araştırılması: Eritrosit, Lökosit ve Plazma Örnekleriyle Ön Çalışmalar
Eritrosit Membran Bozukluklarının Ftır Spektroskopisi İle Araştırılması: Eritrosit, Lökosit ve Plazma Örnekleriyle Ön Çalışmalar
Yükleniyor...
Özet
Giriş ve Amaç: Eritrosit membran bozuklukarı farklılaşmış alyuvar morfolojisi ile sınıflandırılır ve herediter sferositoz (HS), herediter eliptositoz (HE) ve ilişkili hastalıkları içerir. Bu hastalıkların tanısı için çeşitli testler kullanılmakla birlikte bunlardan hiç biri tek başına tüm vakaları tanımlamak için yeterli değildir ve bazı durumlarda birden fazla teste ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı, eritrosit, lökosit ve plazma örneklerinde eritrosit membran bozukluğu sonucunda oluşabilecek moleküler seviyedeki farklılıkların Fourier-dönşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) tekniği ile araştırılmasıdır. Materyal ve Yöntem: Kontrol ve eritrosit membran bozukluğuna sahip kişilerden alınan plazma, lökosit ve eritrosit örnekleri ölçümler için liyofilize edilmiştir. Orta kızılötesi bölgede FTIR spektrumları elde edilmiştir ve parmak izi bölgesi analizlerde kullanılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Elde edilen spektrumlardaki bulunan piklerin dalgasayıları ve alanları belirlenmiş, farklılıklar student t-testi ile analiz edilmiş ayrıca çok değişkenli analiz yöntemleri olarak da temel bileşen analizi (TBA) ve hiyerarşik kümeleme analizi (HKA) kullanılmıştır. Kontrol ve hasta örnekleri arasındaki en belirgin farklılıklar plazma örneklerinde görülmüştür. Bu örneklerde gruplar arasında kolesterol ester ve yağ asidi pikleri istatistiki olarak anlamlı farklılıklar göstermiştir. Ayrıca hasta ve kontrol plazma örnekleri TBA ile birbirinden ayrılmıştır. Bu çalışma ile eritrosit membran bozukluğuna (HS ve HE) sahip hastaların kan bileşenleri FTIR yöntemi ile ilk defa çalışılmıştır ve tekniğin hastalıkla ilgili moleküler değişimleri belirlemede faydalı olabileceği gösterilmiştir. Ayrıca bu çalışma ile hastalarda sadece eritrositlerin dışında plazma gibi örneklerin hastalığın tanısında potansiyeli olduğu görülmüştür. Bu ön çalışmanın ardından daha fazla örnek sayısı ile yapılacak araştırmalar yöntemin kullanılabilirliğini ortaya koyacaktır ve hastalıkların mekanizmasına dair veri sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Herediter sferositoz, herediter eliptositoz, FTIR spektroskopisi, biyompleküller, temel bileşenler analizi kullanıldı. TraPomDex tedavisine çok iyi yanıt veren hastada ishal, enfeksiyon ve pansitopeni en belirgin yan etkiler olarak görüldü. Hastanın biyokimyasal yanıtı geçici ÇİKY’tı, enfeksiyona bağlı tedaviye ara verildiği sırada yanıtını kaybetti. TraPomDex tedavisi başlandıktan dört ay sonra hasta kaybedildi. Hasta-20’de vemurafenib tedavisi ile en iyi ÇİKY elde edildi ancak tedavinin 6. ayında EMH ile nüks gelişti. Tartışma: Bizim deneyimimiz beklenen yaşam süresinin 3 ayın altında olduğu monoklonal antikorlar dahil tüm seçenekleri tüketmiş olan hastalarda sürekli yanıt sağlanamasa da bir yıla uzayabilen yaşam süresi son derece umut verici görünmektedir. Tüm hastalarımızın takiplerinde tedavi direnci gelişmiş olması, tek mutant hedefin tek ilaçla hedeflenmesinin klonal evrimi engellenemeyeceğini göstermektedir. En son Vemurafenib kullanılan hastamızda da bu gözlenmiştir. Ancak Elnaggar ve ark.’nın da bunu fark ederek çok sayıda anti-BRAF tedaviyi başarıyla uygulaması gelecek için ümid vaad etmektedir.
Açıklama
ORCID
Anahtar kelimeler
Multiple miyelom, yeni nesil dizilim analizi, trametinib, vemurafenib
Bilim Dalları
Alıntı
WoS Q
N/A
Scopus Q
N/A
Kaynak
48. Ulusal Hematoloji Kongresi 1 - 5 Kasım 2022, ANTALYA
Cilt
Sayı
Başlangıç Sayfası
121
Bitiş Sayfası
122
Koleksiyonlar
Yükleniyor...
